Komşuda pişer bize de düşer

Eskiden evde pişenden yan komşuya tattırmak, sonra da tabağınıza koyulmuş yepyeni bir lezzetle bir gün komşunuzu kapıda buluvermek o kadar da ender bir şey değildi. Tabağınız elimde kapınızı çalıyorum... Bakalım bu size ne kadar tanıdık gelecek, komşuda pişenden size ne düşecek?!...

Pazar, Eylül 09, 2007

Sarılara veda ederken...

Önceki yazımı sonuna kadar sabırla okuyup da tarif yok diye hayal kırıklığına uğrayanlara safranlı güzel tariflerim var.

SAFRANLI KREMALI, MANTARLI VE BROKOLİLİ TART
Hamur için:
200 gr. un
160 gr. tereyağ (soğuk ve küp küp doğranmış)
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta
4 yemek kaşığı parmezan rendesi (isteğe bağlı)
Gerekirse çok az soğuk su.

İçi için:
1/2 kilo brokoli çiçeği (sapları ayıklandıktan sonra çiçek kısımları tartılmış olacak ve önceden çok az haşlanmış olmalarında fayda var)
300 gr. mantar
1 büyük soğan
2 yemek kaşığı zeytinyağ

1/2 litre krema
4 yumurta
40-50 lif safran (Kullanmadan önce 2 saat kadar suda bekletilmesi gerektiğini de hesaba katın!)
Tuz, kara biber

En önce, safran tanelerini havanda dövün ve 3-4 kaşık sıcak suyun içinde en azından 2 saat bekletin.

Hamur için bütün malzemleri karıştırın. Gerekirse çok az miktarda soğuk su ekleyerek elinize yapışmayacak kıvamda bir hamur elde edin. Hamurun üstünü örtüp yarım saat kadar buzdolabında bekletin. Bu arada fırını 200 derecede ısıtmaya başlayın.

İnce doğranmış soğanı zeytinyağında kavurun. Şeffaf renk aldığında ince doğranmış mantarları ekleyin. İyice yumuşayıncaya kadar kavurun. Ateşten almadan önce tuzunu ve kara biberini ekleyin.
Bir tencerede de brokoli çiçeklerini fazla yumuşamıyacak kadar, çok hafif haşlayın.
(Tarifte brokoliler için de aynı şey yazıyordu. Ben de tarife göre, ayrı bir tavada lokmalık boylarda çiçeklerine ayrılmış brokoliyi de kavurdum. Ama bence, brokolinin çok hafif haşlanmış olması daha iyi olurdu. Çünkü tart pişip, üstü kızardığında içindeki diğer bütün malzemeler de yumuşacık yalnız brokoliler diri kalmıştı!)

Hamuru buzdolabında yarım saat dinlendirdikten sonra çıkarıp 25 cm.lik kelepçeli tart kalıbınıza yerleştirin. Üstüne çatalla delikler açın ki kabarmasın. Tartın kenarları da yüksek olmalı çünkü iç malzememiz oldukça fazla. 200 derecede ısınmış fırında 20 dakika kadar pişirin.Tart hamurunu 20 dakika sonra yarı pişmiş halde çıkardığınızda içine önce soğanlı mantar karışımını yayın. Sonra da brokoli çiçeklerini eşit aralıklarla dizin.

Kremayı yumurtalarla birlikte çırpın. Önceden suda beklettiğiniz safran, suyu koyu bir turuncuya boyamış olmalı. Safranı da suyuyla birlikte kremalı karışıma ekleyip karıştırın. Biraz tuz ve biber ekledikten sonra içini sebzelerle doldurduğunuz tartın üstüne kremayı dökün. (Krema bu aşamada çok sulu oluyor ama içindeki yumurtalar fırında pişince kıvam alıyor) Sıcaklığını 180 dereceye düşürdüğünüz fırında kızarıncaya ve kreması koyulaşıncaya kadar pişirin.

SAFRANLI BALLI DONDURMA
1/2 litre krema
180 gram iyi kalite bal (iyi bir aroma elde etmek için tercihen Kekik Balı)
25 lif safran (dövülüp yarım fincan suyun içinde 1 saat kadar bekletilmiş)

Dondurmanın yapımı oldukça kolay. Sonuçsa mükemmel! Balın yoğun tadını aldığınızda derinlerden bir yerden safranın eşsiz lezzeti ve kokusunu da alıyorsunuz. Kıvamı da korktuğum gibi sert olmadı. Tam tersine servis eder etmez hemen tüketmek gerekiyor.

Yarım fincan ılık suyun içinde havanda dövülmüş safranı en az yarım saat bekletin.

Kremayı mikserde kıvam alıncaya kadar çırpın. Kıvamlanmaya başlayınca yavaş yavaş önce balı, sonra da safranlı suyu ekleyin. Hepsini güzelce karıştırdıktan sonra varsa dondurma makinanızın kabına, yoksa tercihen metal bir kaba boşaltın. Dondurma makinası olanlar makinanın talimatını uygulayacaklar. Olmayanlar da buzluğa koydukları kabı 2-3 saatte bir çıkarıp güzelce karıştırıp tekrar buzluğa koymalı ve bu işlemi en azından 3-4 kere tekrar etmeliler.

Bir gece bekledikten sonra iyice kıvam alıyor. İçinde bal ve kremayla çocuklar için ideal bir tatlı!

Safran aromalı Sirke
2 fincan şeker
2 tatlı kaşığı dolusu rendelenmiş taze zencefil
2 kaşık tane yenibahar
40-50 lif safran
3 fincan sirke (en iyi sonuç için beyaz üzüm sirkesi)
2 kaşık tane yeşilbiber

Şekeri 2 fincan suyla birlikte bir tencereye koyun. Zencefili, yenibahar tanelerini ve safranı ekleyerek kaynatın. Koyulaşmaya başladığında sirkeyi de ekleyin. Bir taşım kaynadığında ateşten alın ve bu halde süzmeden cam bir kavanozda 1 hafta bekletin. Bir hafta sonra süzerek yeşilbiber tanelerini de eklediğiniz cam bir şişeye boşaltın. 10 gün bekledikten sonra salatalarınızda afiyetle kullanın.
***********************************************************************************
Sarıdan sonraki renk hakkında sayfamda 2 tane ipucu var :) Bulabildiniz mi hangi renk? ;)

Etiketler: , , , , , , , ,

7 Comments:

Blogger -acemi aşçı- said...

AAAA ben bir önceki yazıya yorum bırakmıştım ama demek becerememişim ki çıkmamış:( Neyse özetini yazayım: bayıldım yazıya demiştim. Çünkü hiç bilmediğim pek çok şey içeriyordu. Vee "safranlı tarifler ne zaman, elimde azıcık safranım var" diye yazmıştım. Bu yazıyı görünce ekimdekinin safran falan olmadığını, az biraz kandırılmış olduğumu fark ettim. Çünkü bana safran diyerek sattıkları şey TOZ halinde!
Sevgili Papatya cığım, yazındaki ipuçlarını bulamadım ama, bir sonraki renk "yeşil" diyorum! Geçenlerde sadece yeşilden oluşan bir alışveriş yapmışım fark etmeden:) Kasadaki kadın fark etti..Bu yüzden içimden yeşil tarifler geçiyor..Her ne renk olursa olsun, sabırsızlıkla bekliyorum
Sevgiler
İpek

9/09/2007  
Blogger -acemi aşçı- said...

Demin unutmuşum yazmayı, aklıma takılan şu: SAnırım hiç safranlı birşey yememişim hatırlayamıyorum, gerçekten de bu kadar zahmetle yetiştirilip,toplanıp, yüklü fiyatlara satılıyor olmasına rağmen sadece verdiği renk yüzünden mi kullanılıyor yoksa belirgin bir tadı var mı??
Sevgiler

9/09/2007  
Blogger Tijen said...

Sevgili Papatya,
Verdiğin ayrıntılı safran bilgileri ve güzel tariflerin için teşekkürler. Sevdiklerinle nice güzel günler, yıllar diliyorum. Bu arada bizim Maya kuşumuz da sizinki gibi hızla büyüyor. Gittikçe daha tatlı oluyorlar galiba bunlar...

9/09/2007  
Blogger nino said...

elleriniz saglik enfes tarifler

9/11/2007  
Blogger Hülya YILMAZ said...

Sevgili Papatya, yaz rehaveti ile blog gezmeyi ihmal etmiştim. Neler kaçırıyormuşum, senin sayfana uğrayınca anladım. Safran hakkında ne kadar detaylı bilgiler vermişsin. Bilmediklerimi öğrendim. Tart da nefis görünüyor. Bir ara ben de deneyeyim.
Eline sağlık.

9/12/2007  
Blogger Betul said...

Bence de yesil..Profildeki fotografindaki fistik :) yesili bluz, yesil biberler, en yukaridaki yesil noktalar, daha var mi?
Ben de Ipek gibi safranin aromasini yakalayabilenlere hep sasmaktayim, ben hic o serefe nail olamadim da :( Dunyanin dort bir kosesinden cesitli safranlara o kadar yatirim yaptim oysa..

9/13/2007  
Blogger Papatya said...

Sevgili İpek
safranı toz halde bulmak da mümkün ama tane safranın bile saf olmasında öyle dikkatli olmamız gerekiyor ki toz haldekini bence iyice güven olmaz. Çok güvendiğin bir baharatçı olmadıkça toz halde almanı tavsiye etmem. Evde kullanmadan önce elinle bile ufalanacak kadar kolay bir şey nasılsa... Safran hakkında okurken -çok pahalı olduğu için- inanılmaz sahtekarlık girişimleri olduğunu gördüm. Ağır çeksin diye tane tane kıpkırmızı gördüğün safranlarda bile hile olabiliyormuş. Belki de lezzete ulaşabilmeyi de bu hileler engelliyordur. Kokusuna gelince, bence farkedilir bir kokusu ve lezzeti var elbet. Aynı şeyin safranlısı ve safransızını tatsan anlarsın hemen. Ama renk için aşırı parlak bir sarı bekleme. Doğru kullanılmazsa, yeterince suda bekletilmezse de muzammam bir sonuç çıkmayabilir. Pilavı garanti olarak sapsarı yapan zerdeçal ama onda da safranın aroması yok...

Sevgili Tijen, Nino ve Hülya,
yorumlarınız için teşekkürler...

Sevgili Betül ve İpek,
sonraki renk konusunda yorum yapmadan önce bir kaç tahmin daha duymak isterdim... ama bakalım :)

Giritten gezi fotograflarından sonra çok güzel bir sürprizle birlikte yeni rengimiz de geliyor ;)

9/16/2007  

Yorum Gönder

<< Home